2025 yılının sona ermesiyle birlikte yalnızca bir yılı değil, aynı zamanda bir çeyrek asrı daha geride bırakıyoruz. Bu süreçte dünyada dengeler değişmiş, bölgemizde yeni ittifaklar kurulmuş, Doğu Akdeniz giderek daha stratejik ve hassas bir coğrafya haline gelmiştir. Ancak tüm bu gelişmeler karşısında değişmeyen tek gerçek, Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini azim, kararlılık ve inançla sürdürmeye devam ettiğidir.
Geçmişten bugüne edindiğimiz tecrübeler açıkça göstermiştir ki, artık tüketilmiş ve sonuç üretmeyen siyasi modeller Kıbrıs’ta bir çözüm umudu olamamaktadır. Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, egemenliğini ve eşitliğini görmezden gelen yaklaşımların adaya barış değil, yalnızca belirsizlik getirdiği ortadadır. Değişen küresel ve bölgesel dengeler ışığında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ayrı ve egemen bir Türk devleti olarak varlığı, Doğu Akdeniz’de istikrarın da temel unsurlarından biridir.
Bu noktada, Anavatan Türkiye ile tam bir uyum ve istişare içerisinde sürdürdüğümüz egemen eşitliğe dayalı milli siyasetimizin kararlılıkla devam etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteği halkımızın güvenliği, refahı ve geleceği açısından her türlü takdirin üzerindedir. Bu duruş, Kıbrıs Türk halkının asla vazgeçmeyeceği egemenlik haklarının da açık bir ifadesidir.
Bir tarafta Anavatan Türkiye ve Türk Dünyası ile kurduğumuz güçlü bağlar varken, diğer tarafta her geçen gün silahlanan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve ona destek veren ABD, Avrupa Birliği, İsrail ve Yunanistan gerçeği bulunmaktadır. Gaspçı Rum tarafının adayı bir Yunan adasına dönüştürme hedefi ve maksimalist talepleri bugün de gündemdedir. Tüm bu gelişmeler, Kıbrıs Türk halkının neden kendi devletine sahip çıkması gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
2026 yılının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesi, haklı davasının daha iyi anlaşılması ve tanınma yolunda önemli adımların atıldığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Mücadelemizi sürdürürken esas olan, bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları korumak, onları daha da güçlendirmek ve gelecek nesillere daha sağlam bir devlet bırakmaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, tüm halkımızın Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimizin, dünyanın neresinde olursa olsun Büyük Türk milletinin fertlerinin yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor; 2026 yılının sağlık, huzur, güven ve umut getirmesini diliyorum.
Kıbrıs Türk halkı dün olduğu gibi bugün de yarın da kendi devletine, egemenliğine ve onuruna sahip çıkmaya devam edecektir.