Silifke’de Tarım ve Turizm Enterasyonu Arttırılmalı
Hangi sektörde olursanız olun ekonomik sürdürülebilirliği sağmak için kar/zarar dengesini iyi analiz etmek gerekiyor. Aynı şekilde tarımda da üretimi sürdürülebilir bir seviyeye getirebilmek için üretilen ürünlerin girdi maliyetlerini karşılamasının yanında çiftçi refahını sağlayacak, gelecek yıllardaki üretim planlamasını yapabileceği bir kazancı elde etmesi gerekiyor. Günümüzde her ne kadar bu dengeler arasındaki makas negatif yönde açılmış olsa da gerek bilinçli üretim modelleriyle gerek vizyoner pazarlama yöntemleriyle ve gerekse turizmin cazibesini kullanarak iyileştirmeler veya geliştirmeler yapılabilir. Burada umutsuzluk taşıyacak bir anlayış içeride olamayız. Çünkü insanın var olduğu yerde her zaman umut vardır. Bu nedenle konuyu ele alırken alternatif arayışlar içerisinde geleceğimizi inşa etmekten başka çaremiz yoktur. Herkes bir fikir belirtebilir. Fikirler icraata geçmediği sürece yok hükmündedir. Ben demiştim sözü ise siyasi bir klişedir. Konumuza dönecek olursak;
Gerek Mersin’in geneli gerekse Silifke’mizin özeli bereketli üretim alanlarına sahibiz. Deniz seviyesinden Torosların zirvesine kadar tabiri caizse can eksen insan biter. Buğday, çeltik, yer fıstığı, mısır, vs ekilir. Çilek, limon, zeytin, antepfıstığı, domates, elma, armut, erik, muz, avokado, ejder meyvesi vs. dikilir. Gördüğünüz gibi sebzeler, meyveler, tahıllar, tropik meyvelerden oluşan yaklaşık 85 çeşit tarımsal ürün mevcut. Bunların yanında lavanta, aronya gibi tıbbi ve aromatik bitkiler alternatif olarak ekilirken kekik, adaçayı, altınotu, sumak vs gibi daha bir sürü doğadan toplanabilecek ürünler de mevcut.
Peki turizme gelecek olursak konu olarak neler var neler? Uzuncaburç Antik Kenti, Narlıkuyu’da Cennet – Cehennem, Astım mağarası, deniz kıyısında birbirinden güzel koylar, Akyar, kızlar hamamı, Caretta carettaları izleyerek yemek yiyebileceğiniz balık restoranları, Atakent mahallesinde ise yazları buz gibi suyu ile turistlere serinlik veren yapraklı koydan başlayalım. Ülkemizin en iyi kumsalı Susanoğlundan başlar, Atayurt, Arkum, Kurtuluş mahallelerinden geçerek Taşucu’na kadar uzanır. Buradaki kumsal altın gibi kumlardan oluşur. Bu kumsallara öyle güzeldir ki Caretta carettaların yumurtlama alanı, Kum zambağı gibi güzellikleri içinde barındırır. Ve Göksu Deltasına gelecek olursak yıl boyunca göçmen kuşların uğrak alanı, Silifke’deki Tarımsal üretimin can damarı niteliği taşır. Yine Taşucu’ndan Yeşilovacığa kadar olan kıyıları anlatmaya gerek var mı? Torosların zirvesine kadar eşsiz doğal güzellikler, tarihi yapılar, konaklar, yörük kültürünün yansımalarını görürüz. Peki ya Silifkemizin gerdanlığı Göksu nehrine ne demeli? İç Anadolu’dan doğan bu harika nehir dağların arasında kıvrıla kıvrıla Göksu vadisini oluşturuyor. Silifke’nin poyrazından dolayı Göksu Deltasında oluşan mikroklima etkisi tarımsal üretimde bize ayrıcalık kazandırırken Yine Göksu Vadisindeki mikroklima etkisiyle yetiştirilen tarımsal ürünlerde bize ayrıcalıklar kazandırıyor. Kırlarda yetişen endemik bitkiler Silifke’de hayvancılığa ayrıcalık kazandırırken arıcılıkta da dünya markası niteliği bizlere kazandırıyor. Göksu nehrinde yapılan rafting sporunu unutmadım. Peki ya Coğrafi işaretli Silifke’ye özgü yoğurdumuza ne demeli? Yoğurdumuzu herkes biliyor. Yoğurt için hususi Silifke’ye gelenlere defalarca şahitlik ettim. Çileğimize herkes özeniyor. Zenginliklerimizi anlat anlat bitmez.
Sonuç olarak; memleketimizin birbirinden güzel cazibeleri varken yeteri kadar değerlendiremediğimiz ortadadır. Mesela daha önce Mersin’den Silifke’ye defalarca tur organizasyonu planlamış biri olarak şehirdeki insanlar hafta sonunu günübirlik değerlendirebilecekleri aktiviteler arıyorlar. Burada tur planı içerinde Çilek tarlasında dalından çilek koparmanın ne kadar ikna edici bir unsur olduğunu, Silifke’de yoğurt sunumunun keyifli olabileceğini düşünen yerli turistler organizasyona katılım sağlıyorlar. Çilek tarlasına gelen kendi ayağıyla giden bir topluluğa üreticinin kendi hazırladığı çilek ürünleri, hediyelik eşyalar, kadınlarımızın hazırladığı el emeği göz nuru dikiş nakış ürünleri, sıkma, börek ayran vs. Satılabilir. Mevsimlik üreticinin kendi ürettiği diğer ürünler stantta satılabilir. Ayağınıza kadar gelmiş müşteri ne koyarsan satılır. Yeter ki güzel bir sunum yapılsın. Sevgiyle özenle hazırlansın. Emekler verilsin. Karşılık bulmaması içten bile değildir. Sadece yaş sebze ve meyve üret ve hale götür sat olmamadır. Tarımsal Üretimde yerli ve yabancı turistleri tarlaya bahçeye kadar ağırlayıp güven unsurunun yanında aradaki aracıların azalmasını sağlayıp Çiftçilerimizin turizmin sıcak para akışıdan istifa etmesini sağlamalıyız. Buradaki düşünce sadece Silifkeye özel değildir. Yurdumuzun dört bir yanında bu düşünce sağlanabilmelidir.
Sevgi ve saygılarımla
Zir.Müh.Mehmet ÜNVER
Tarım ve İnsan Televizyon Programı Yapımcısı